Arap Harfleri mi, Kur’an Harfleri mi?

Arap Harfleri mi, Kur’an Harfleri mi? Söz konusu harfler Araplarca kullanıldığı için tabii ki o isimle yani Arap harfleri olarak adlandırılabilir. Fakat bu harflerin adlandırılması için “harf” ve “isim” kelimelerinin sözlük anlamlarındaki gibi onları diğerlerinden ayırt eden özellik olarak onların Araplar tarafından kullanılması yeterli midir?

Arapçanın tarihine baktığımızda bu harflerin Finike alfabesinden diğer alfabeler ve mesela Latin alfabesi gibi değişikliklere uğramak suretiyle meydana geldiği, ilk dönemlerde bugün kullandığımız şekil ve vasıflara sahip olmadığı, aynı zamanda bugünkü kadar yaygın kullanılmadığı görülür. Yine ilk dönemlerde daha çok sözlü olarak kullanıldığı, yazılı bariz bir şeklinin olmadığı ve çok az insan tarafından ancak yazılabildiği anlaşılır. Bundan dolayı Arap harfleri isminin her ne kadar yaygın olarak kullanılsa da çok da teşhis edici olmayacağı kanaatine varılır. Gerçekten de bu harflerin çoğu okuma yazma bilmeyen, daha çok şiirle ve sözlü olarak öne çıkan bir insan topluluğunun sonradan yani Kur’an-ı Kerim nazil olduktan sonra farklı ve bariz bir şekilde kendini gösterir hale gelerek şekil bulduğu tespit edilmiştir.

asar-ı-kadime-feraset-osmanlıca-hat-tasarım-dil-eğitim

Harfler bugün kullandığımız ve onları şeklen birbirinden ayırmaya yarayan noktaları ve sesli harf gibi seslendirmeyi sağlayan ve hareke denilen seslendirici işaretleri bile İslam devrinde vücut bulup şekil almıştır. Yani şimdiki gibi harflerin ne noktaları ne de harekeleri mevcuttu. Kur’an’ın nazil olduğu ilk dönemlerde kûfî denen iri ve köşeli hat, yani bugünkü dilde harf stili veya fontu denebilecek bir hat kullanılmıştı. Bugün süslü olarak kullanılan hatların hiç birinin o zamanlarda mevcut olmayıp çok sonraları Kur’an’a hürmet ve saygı gereği titizlikle kullanmak suretiyle şekil bulduğu bilinmektedir.  Bundan sebep Arap denen harflerin “harf” kelimesinin manası gereğince diğerlerinden tefrik edilecek sınırlarını ve “isim” kelimesinin manası gereğince yükselip teşhis edilecek özelliklerini Kur’an’ın nazil olmasıyla kazandığı açıklıkla anlaşılacaktır. Kur’an olmadığı takdirde bu harfler ne bu şekilde titizlik ve incelikle işlenecek ne de Müslüman oldukları için Arap olmayan nüfusu milyara varan çok çeşitli dillere sahip milletler tarafından bilinip öğrenilecek ve kullanılacaktı denilebilir.

Sonuç olarak “Arap harfleri”nden çok “Kur’an harfleri” adlandırmasının daha isabetli olduğu kanaatine varılır.

Diğer blog yazılarımızı okumaz için linki tıklayabilirsiniz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top